zor

yalana bürünen bir gerçeğin katliamı gibi gözlerim 

karanlık bir yolcunun ardına takılmış

tükenmek üzere olan suları açık bıraka bıraka 

aydınlıkta yürümesi gereken insanlara bulaşıyor

korneasını delmiş burun çizgilerinden

sarhoşluğun çizgisi bu

yürümek için

bir bakıma amacı adını kötüye çıkarmak

insan yalnızlaşamaz mı başka bir biçimde

gizli ve kapaklı

durmadan akıyor

durmadan

yapboz parçalarını düşünün şekilleri aynı

ama yerleri farklı

keşke…

nasıl bir yapbozun içindeyim

yerim hep aynı

ama şeklim farklı

bir amacım yok 

bir rengim yok

hislerim yok

acı yok

kontrol edemediğim bazı gerçeklerle yaşamayı öğrenmek

yanında kalabilmek kadar bir insanın

zor