yazasım1

her sorunun cevabı içinde aslında insan
giderken de böyle gelirken de bu böyle
ayrı düşülen fikirler beynine düştüğünde
geceye kamp kurar
sorar da sorar sabahın beşinde öten kuş sesinden
incedir törpüsü güzelin önemlidir tırnak et mesafesi
bakımıdır dişinden etine ve gönlündedir yelpazesi
sıkıldığın basmakalıp bir eş uzak ama yanında ise
kemikdir değmeyen tenin yorganda bile hisseder enfesce
hiç duymadığın bir tonda renk cümbüşle gelir kulaklarına
alır kimbilir kimse bilmezliğinde
zorla da olsa yüreğine sokar bin küsür kat çıksa bile
albatros
kanadında unuttuğun bir satırın
cümle başında yanmış ismi o yarın
gelecekse de ayrı yazılır o tadın
kimbilir kimse bilmezliğinde
sarıp sakladığın en güzel yüzündür
çift taraflı bir giysi çelişkisinde
öteden öteye
adıma adım
adına adın
sağır ne bilir ne bilmezliğinde
tükürük gibi ağzımda döner de
güneşten farksızdır
beyaz siyah
atadığın isim ile hoşlanır da
söylemez ise
eser o dur bekle
gönlündeki yelpazeden
bin küsür katındaki gizeminde
geceye kamp olur
çadırı da kendisi
soğuğu da
sıcağı da
adımda adınsa
sarılıp örtülürüm.