yaş günün yarın

Değer bilmek naza çekilmektir.İnsanoğlu geçti deyip çöpe atamaz, ne küslükler unutulabilir ne de mutluluklar.Aşk dediğin bir kadehtir.Bir kadeh sıcak şaraptır.Gerçeğe vara vara, içimi yavaş olan ve kalbinin en ücra köşelerine kadar çektiğin bir şarap.
Bu dava henüz bitmedi.Bunu rüyalarıma girmenden, göz göze geldiğimizde sarılıp kokunu kendimden alıkoyamamamdan ve telaşımdan anladım.Bembeyaz süt gibiyim ilişkimiz kaynama noktasında, biraz daha beklersen taşacağım kaldığın yerden karıştırmaya devam edersen eğer mikroplarım(ız)dan arınacağım.
Çiz diye verdim ben sana ucu açık kurşun kalemi haklısın o kadar büyük ki yüreğimiz ucu yetmedi, ama açmak için Allah olmak gerekmez, geleceği şekillendiren rayın üzerinde gitmemiz şart değil biz resmedebiliriz bu bahsi sevgilim.
Kavuşmak bir o kadar uzak bize değil mi -çelişki burda işte- ya da bir o kadar yakın.Belki dündü kaçırdık.Belki yarındır denemeye değer.Belki ölümdür ölmeye değer.Ölüm büyüklerin büyüğü, sonsuzların sonsuzu ve belki benim için batağın batağı kim bilebilir.
Ama ben sensiz düşlemezdim o anı, sensiz iliştiğim kadınlarda unutturamazdın kendini.Büyük kadın, küçük sevgilim seninle beyazdım sensizken gri/leştim.Sen ki kurtarıcım sen ki hayat arkadaşım sen ki plaklarla andığım sen ki bu satırların sahibi.Küçük sevgilim neşen bol yaş günün nice olsun…


Sana ait düş parçaları mimiklerimden aktı.
Hepsi bende hepsi içerde tazeliğiyle saklı.
Sakınma korkma,
Gözyaşımı iliştirdiğim üçüncü sayfamsın.