unclassical

taşla kovaladım köşe başında bekleyen kadını
benzetemedim hiç kimseye, bezeyemedim herhangi bir sıfatla
sadece ürkek bir cesurluk vardı
sanki yeni sevişmişti yalnızlığıyla
saat ikiye üç varken göz göze geldik
kar taneleri bakış aramıza yağıyordu
karşımda beni tanımasına kıyamadığım bir kadın
akıllara zarar kıpkırmızı gözleri
ve bir kış mağduru yarı soluk benzi
git dedim dudaklarımı okumasını sağlayarak
oysaki
diğerlerimde hissetmediğim her şeyi hissettiğimin de farkındaydım
affet yalnızlığım yalnız bir kadınla seni aldatabilirim
o da tam içinden bunu geçiriyordu hissetmiştim
tüm gücüyle aldığı nefesini gökyüzüne bakarak üflemişti
ki bu gel çağrısıydı, gökyüzünde buluşalım serabıydı
ama yapamıyordum üzüleceği noktalara dem vuruyordum
işte o anda gördüğüm kadın içimdeki bana hırlayan bir köpeğe dönüşmüştü
korkmadan taşlayabilmiştim kaçmasına izin vermeden gözüne ve gözüne
sakinleştiğinde herşey
o kıpkırmızı gözleri kan olup akmıştı kaldırım kenarlarından
ta ki ayaklarımın ucuna gelene dek
hayaletinle karşı karşıyayım şu an saçlarını sıyırıyorum gözlerinden
mavi gökyüzünü görüyorum teninde
sarılmak istiyorum, uyumak öylece
hiçbir şeye değişmeyeceğim şu gökyüzünde
kıpkırmızı gözlerinin içinde görmek istiyorum kendimi
oysaki
beni tanımasına kıyamadığım kaçıncı kıydığım kadındın

hiç sıradanlaşmamak adına -not based on a true story- olduğunu bilerek.