terkedilişim

terkedilişim Ankara kadar sade de olsa
kutlama yapacak kadardı gururum
ayaklarınla ezip geçtiğin, ellerinle sıkıp bıraktığın bir oyun hamuru değildim ben
kadehinin içine sadece bir gece bırakmak istememiştim o kadar
geleceğin varlığına ilk kez seninle inanmak istemiştim
elimi uzatmıştım, çorabımı çıkarıp gözlerimi kapatmıştım
dokunuşun
donuşum ve sonrası
kadehime bir kere dökülmüştü bu şarap
yetmişti tomurcukların açılıpta sulanmaya hazır hale gelişine
sulanmayışı Ankara kadar kurak da olsa
düşebilecek bir vaziyete sahiptim
korkularımın önüne ancak
adını
sanını
bilmediğim kadınlarla geçebilirdim
her korktuğum günün dönüşünde odamda
Ankara’yı
senin benimle oldugun Ankara’yı
özlüyordum
özlüyorum.