son gecesindeydi

son gecesindeydi sarhoşluğun kadehlerinde hapsolan her şeyin tartışmak yerine kaldırılan dolaplara gerçeğin adını almak ağzına hiç yakışmayan kadın kadar uzaktı belleğin denilen asalet gereksizliği sorgulanmamıştı hiç daha ve önce sen ulayan gecelerin tam ortasında kalabalık sayılabilecek bir karanlığın ortasında bekleyen tükenmişlik içinde aldırış ararken kendin için tavırlarına gereksiz bir yük binmişti atın dört nalı sarmıştı etrafını bahçenin kokusu güzeldi uzaktan bakma öyle işte sabırsızlığıma dayanmak aşıladım tuttu beni yolculuk yaka kartım kadar asılı kalmadı hiç boynumda yükü vardı lam üzerinde hayatın uykulu anlarından kalma bu gece yanımdan uzakta durma öyle işte parasızlığıma say az oluşunu içkinin ne önemi var her halde kaçırıyorsam seni elimde olmadan son gecesindeyi.