sofistik

geceleyin veda etmek gibi hüzün tenceresinde tuzsuz kalmış çorbam
ve filmlerdeki sapıklar gibi değil sadece kadınlara odaklanmam
içlerinde düşe kelimesiz kalıp da sessizleşenlere bakakalıp kalmam
terfi eden hangi insan olursa olsun yetinemediğinden onu adamdan saymam
.
.
.
iç yüzen bi cani kabul ediyorum gülücüğü; karnı aç ardı yok riyalarda.
sevilmek karanlıklar içinde dans etmekse; çirkinliğe katlanıp yol katetmek bu katedralde.
dur diyemiyorsan karanlıklara odanı mora boya; ve yüzünü kara bula çek karanfili sonuna.
elinle yetişemiyorsan gözlerinle topla; yaprakları kanına bulama sakın acınırsın sonunda.
kafanı saça ikna et yedi numara uzunlukta; törpülü bir tırnakla kaşı durmadan kaşınma anında.
inat etme çok alabora hemcinslere; cinsine telafuz etme gerçekleri sonra yalan çıkmasın ağızlarından.
excalibur kayadan çıkan kılıç; hangi figüran olsa bu hikayede gözünü alıkoyardı soluksuz zamandan.
birazda arta kalan hayaldan; yaprakların damarlarında denenmişliği var.
denenmişlik, tecrübe, kanı sıvama yeteneği; al boynumdan bir iz daha sana doğru yoket.
sonra bak ve soğumadan hücreleri diyafonla tüm halkı; halkı katlettim aşkı reddettim.
duyamazlar duyamadıkları gibi göremezler; aldırma aldın mı bu senin muafiyetinin mükafatı.
sorgulama kendini asil olmaya çalış; tek başına bu yollarda yeni bir arkadaşa gebeyken.