piano piano

Soyut bi düşüş benimkisi pencereyi açıp havaya bakmak gibi anlık sevişmelerin çığrından akan kan gibi ve tüm felsefenin çarkına tükürecek cinsten.
Anlaşılmama isteği ve anlaşılamamayışının korkusu.
Evet farkındayım tüm çevremin karşı kapasiteye sahip olduğunun ama lüzumu yok ki arayışın bir soyaddan bile buluşma ayarlanıyor artık bi benden mi adam oluyor sanki herkes kendince adam kendince kadın.
Tendürek’i Süphan’a benzetmemizin nedeni de bu değil mi? Türünün aynı oluşu cimin sunisini bulan da insan değil mi mükellef olup amerikan soytarılarına özenen çocukların çişlerini içip de balık yemeyişi ne kadar statik ve can sıkıcı değil mi?
Piyano çalmak bu kadar zor olmamalıydı…
.
.
.

korku yapabileceğinin en iyisini yaptığında yok olur
elimden gelen bu demek sadece ileriye ertelemektir
yan yana iki kare bir dikdörtgense bu dediğim gayet mantıklı
bu aralar ufuklarda tehlike seziyorum
üstünlük, üstün olma çabası aldı başını gidiyor dolar gibi
saati saatine tutmuyor insanın yüzü öğle seansına asık sonrasında güneş gibi
her riskin bir telafisi olduğuna inanırım
bunun en somut örneğini yaşamışlardan öğreniyoruz
dizi filmler bile bunun üstüne kurulu artık
düz tabanım mutluyum bunu hastalık olarak görmüyorum demek gibi
bir edebiyat hocasının devleti fasulyeye benzetmemden aldığı haz gibi
çabuk yeşeriyor üstünlük zihinde ve tesadüfler bir anda karşına geliyor
ipi eline alıp dehliyorsun
alan savunmasının gerektirdiği gibi takip edemiyorsun gözlerinin kıvrak hareketiyle
ve kaçan kaçıyor; dostluklar, arkadaşlıklar, boş eğlenceli zamanlar, hızlı ataklar
titreyip kendimize gelmemiz kaç binler önce söylenmiş
kaç dilde beğenilip kaç milyona diksiyon ettirilmiş
ve bize lisans yıllarına kadar neden müfredatta olup da öğretilememiş
bana ne bu banal direniş dolu cümlelerden, bana nee
korku benim başımın iliğini yiyen canavar gibi
başım yastığı gördüğü an da konulan filmin tirajı yok montajı bol
siyatik mahsul kategorisinde verdiği ağrının haddi hesabı yok
duvarlara atılan kafa darbeleri hissiz fakat ilerki günlerde morlu
korkum çok bu aralar geçmişin getirip devam ettirdiği geleceğe dair
birleşik anlar görmemek istiyorum bu yüzden olumsuzluğu soyut düşünüyorum
fiilen olayların içinde olmak yaramı üçüncü boyutta çok derin acıtıyor
atasözleri gibi yalnız kalıyorum ve j harfini hiç kullanmadığıma yanıyorum
bu janjan dolu kifayetini bir türlü öğrenemediğim tembel geceler üstünden üfleniyorum
beni toz yerine koyanlar var
onlara inat açtıkları her pencereden rüzgarla sevişmemden doğan menilerle yapışıyorum
piyano çalmak bu kadar zor olmamalıydı
ney de öyle