o/da serisi (1-6)

o/da – 1

hiçbir voli bu derece etkilememişti -koparılasıca- kulaklarımı. vücut kıllarım kadar sık tişört değiştirmemiştim hiç. bu kadar aşüfte bir ayaz üşü üşü diye diretmemişti. kendimi betonu delebileceğime ihya etmiştim ki süngüm -çocuk askıları kadar- kısa ve sağlamdı. beklediğim gibi anarşinin metobolizmama oranında kaybolmuştu inanç sistemim. çoğunun yaşadığı yakın arkadaşlarını kaybetme, birinci derece akraba ölümü gibi sorunlarımda olmamıştı fakat zihinsel bir dönüşüm girişkenliğindeydim. sevgilimin kelebek etkisinde hayatımı törpüleyişi içlenen bir kelek güzelliğindeydi. ölümün adı sanı canı malı yoktu belki ama diyaliz gibi birşeydi. bağlı kalabiliyordum bir yanım kayıp gidebiliyordu içimden şu şu organ gibisinden seçebiliyordum.

o/da – 2

sevginin şevkime olan hırsı bu kadar dolambaçlı hale gelmemişti. charlize’i andıran bir yapısı vardı ki ben bu masumiyete hasta oluyordum. tren istasyonu ani bir makara sistemi ile üst kata taşınıyor ben bankta kalıyordum. şarap şişesinin üstüne it resmi koyup bundan pay çıkarmak hiçte komik değildi. dokunaklı olmasını istediğim bir sahne vardı ki adı da şahmerandı. kız sevgi denizinin ortasındaki balık çiftliğinde bir insanken yakışıklı prens(es) (parantez bilumum eşcinsel ilişkiler için) dokundurunca… şahmeran oluverecekti ikiside ve saçlarından yapışacaklardı birbirlerine. o an da olup bitecekti tüm yaşam.

o/da – 3

tertemizse duygular yalpalar der biri, çokça katılıyorum. bir atom bombası olmak isteyip beni patlatmak isteyen insanların tereddütlerinde gezinmek istiyorum. afrodit beni öpsün değil parmaklarıyla tahrik etsin diye tamamen bu çabam. evet sevilesi bir burnum olduğunu geçiştirmeden mütevazılık çalışmalarıyla kabul ediyorum. fakat şu noktada kilitleniyorum.evet şu evetten önceki noktada. o da odamın yıllar önceki derinliklerine odaklandığım gibi duruyor. tertemiz toz çekmeden uykusuz birebir insan maketleri gibi veya uzaktan küçük ama yakından bakınca büyük duran Eyfel gibi. dur yolcu bastığın ölülere ölü deyip geçme Gimli’nin gazabı tutabilir. o da olabilir nokta gibi odaklanan odaya.

o/da – 4

silüet, en berbat meteor kadar yoğun ve sıkı olmadığı sürece görünmezlik kimseye yakışmaz. senin onun bunun olman ya da onun bunun senin olması çıkar çapında seksen dokuz nokta dokuzluk bir açıyla vurabilir merkezi. ve uzunluğun en büyük değeri alması için bu şarttır. doğrudur bu tür çıkmazlar çıkarlar içindir ama yinede insanlara iyi davranmak tolerans tanımak gereklidir. seksen sekiz dakikada birşeyi kanıtlaman kanıtlansaydı şu an burda olmazdın. güçlü motivler enerjiyi artırdığına göre şu an da yolda olurdun. burdan çıkacak metafor nedir ne değildir.anksiyetenin evrelerinden birine denk aslında. sen endişelerinde kendin için mezar kazarken tependen seni izleyen kargadan şüphelenip, bunun bir intihar olduğunu herkesin öğrenmesinden korkup durursun. sana verilen tedavilere ilaveten derin derin nefes alırsın.cehennem cezbetmemiş olacak ki küreği fırlatıp kaçarsın. o da farkındaydı bu metaforun nefislerini sertçe üfürürken odasında gizlendiğinin.

o/da – 5

sentetik bir forma ne derece pişiğe karşı antileşebilir leşemez tabiki. halbuki “ki”nin ayrı yazılmadığı istisnalardan biriyse bende istisnayım dört köşeli dişler konusunda. sızıların metabolizmanın alması gereken kaloriye ulaşmamışsa dert etme bir çözüm yolu var demektir. benim bir aralar önemsiz postalarım kadar gereksiz ve sık demotive ettiğim hislerim vardı bu yüzümde. öteki yüzüm ki öteki yüzüm 17 numaralı yüz oluyor aşırı bir yanma var sanki küçükken bu çocuk sobaya düşmüş. içine değil ya yarın uçuyorum cümlesindeki gibi oldu evet ama siz anladınız yine yarın uçuyorum cümlesinde oldugu gibi. yarın seninle uçuyorum dersem seni uçuran araç olarak mı gösteriyorum yoksa yanımda benle beraber uçan kişi olarakmı gösteriyorum ya da uçağı kişileştirerek ona bir kediye köpeğe taparmış gibi taptığımdan mı senli konuşuyorum. ilginç bi an şu an bunun beşinci o/da olması çok manasız ama sızısız yara olmaz ki. sen yazmasan o yazmasa e hadi hiç kimse yazmasa o/da(da) yazmaz. işte burun spreyi şimdi devreye girmeli içeriyi açmalıyımki rahat rahat aksın damlalar dem dem. değil mi bence o/da istiyor oda(m)da benimle odaklanmayı. sentetik değilsin görüyorum ipeksi satensin değişik bir his külliyatı gibi.

o/da – 6

arşın arşa denk olsaydı arşım arşı kat kat arşlardı. deli sözcüğünün karşılığı tam olarak bu olsa gerek. gerek grekoromen gerek serbest güreşte nasıl birçok şey değişiyorsa bu bilgiye sahip olmanında rütbeleri arşınlık durumları oluyor arada. bunu ölçmek için de 14 yaşındaki çocukların penis boyu ölçtükleri 30 santimlik cetvelleri kullanmak çok mantıksız geliyor. ne mantıklı ki şu tamburamsı galeyana gelmiş hayatta. ne pervasız ki pervanesiz uçamayan uçak kadar. ne asıllı ki şu türk milleti kadar. ne sözcüğü nasıl bi naneliktir düşünen olmadı tabi o da düşünmemişti oda bu kadar basit bir hal içinde kalmamıştı hiç o don burdaydı şu sütyen vana kolunda takılıydı oda da o da mı var dedirtecek birşey daha vardı pembe renkli balonumsu kaygan bir cisim.