mor rüyalı kadın

Mor rüyalı kadın,
Ürkmüş kendi koynundan.
Son süratken intihar,
Uyanmış ipe geçen uykusundan.

Nefesi su olmuş.
Soğukluğundan eser kalmayan,
Baş ucundan az ötede duran.

Bir halt olmayacağının farkındaymış.
Ne yaşadığı hayattan,
Ne de yaşadığı kadınlıktan.

Ücra mutluluklu kadın,
Sarılmış yorganına üryan bakışlarla.
Alışmış soğuk yalnızlıklara.
Barışamadığı bu durumu içinde büyütmüş.
Bağırmış, çağırmış,
Yırtıp atmış kara anılarla beraber.
Son kadehle kırmış gözyaşlarını.

Sürrealizmin doruklarında bir kadın,
Gözü kaşı üstünden bakmış hayata.
Yokyemez kanunlarıyla,
Düşüp kalktığında gürültülü ağlayışlarla,
Asabiyet savaşlarını aynalarla vermiş.
Ve dur demiş kendi jeneriğine,
“Nicelikle değil nitelikle başlasın artık bu devinim.”

Yıllardan sonra sönmüş ateşi.
Kavrulup kül olan yüreğine mi,
Bir türlü barışamadığı kendine mi sorsun,
Bilememiş.

Kapalı zarf gizliliğinde,
Şartlı ölüm musibetiyle,
Ardından dayanamadı diyeceklerini bilerek,
Gözlerini yummuş hayata.

Mor rüyalı kadın,
Tabut içinde olan.
Son yudumdu belki,
Aldanıp içtiği sudan.