karşıdan karşıya geçerken

karşıdan karşıya geçerken
yavaş yavaş tükettiğimi anladım
kendime sürekli soru soruyorum
bir cevap alamıyorum
kendime sürekli bakıyorum
tat alamıyorum
umursamamazlık bir yere kadar panzehir
bir süre sonra her geceme zehir
feragat ediyorum kendimden
aynı kelimeler bıktı duş almaktan
ve bıktı su aynı ateşte kaynamaktan
erimekten donmaktan erimekten donmaktan
bir nokta var
elimi her uzattığımda bir parmağım gidiyor
o noktayı ne zaman yakalarsam beni yemeden onu aşarsam
belki o zaman varılan doruk tam anlamıyla benim için son olur
kayıp cümleler beni anlatan
tastamam değil hiçbir tanımı
ve ilginizi çekebilecek kadar bile değilim
hiçleri ipoda doldurdum kulaklarımdan parmak uçlarıma
aynı posterlerin arkasında sakladığım suçlarım gibi
tartışmasız gelip geçecek hepsi
kat kat boyanan duvarlar kaçıncı katında kimbilir
ilk renginden o kadar farklı ki
neyse sonunda geçtim karşıdan karşıya geçerken.