kan getiren

kan getiren öksürük bu saldığın hastalık
çoğu filmde ayrılığın, kavuşamamazlığın getirdiği hastalık
sonucu çoğu zaman ölüm olan ve adı verem olan ince hastalık
annelerin çocuklarına istemeyerek söylediği “verem ettin beni”nin veremi
ve benim son günlerde kırmızı, yeşil, mor renklerde vücuduma saldığım duygu veremi
tüm herşeyi silme yetisine sahip uygulamada sıfır sıkıntısı olan fıratın veremi
.
.
.
yudumlamak Don Nehri’ni
kilometrelerde kendini katlamak kuru dudakla
telefonsuzluğu susuzluktan önce saymak global dünyada
gereksinimleri kendine göre temin etmek
infaz yeteneğini sadece spor müsabakalarına saklamak -istemeden-
üstün yetenekleriyle tüm doğayı ihya edebilmek
ve günü düne bırakmak ya da dünü unutup yol almak felsefeyse
zaten gelecek ölür akşam sefası gibi düşer gündüzleri ay çekirdeği misali

gezmek her şehirde kutsal yerleri
madam’a bir kahvaltı ısmarlamak deniz kenarında
rutin sohbetleri ritüelde revolution etmek
felsefe derslerinde konukluğuna eşlik edip edebiyat yapmak
sessiz bir yüzün altında dokuz milyon olasılıkla ugrasmak
geniş boşluklu mazgallarda olduğu gibi giriş seviyesinden korkmak
ve ön tekeri bilek gücünün çevirdiğini izleyerek öğrenmek deneyimse
durup biraz düşünür acaba sıramı savmasaydım olur muydum siyasetde misali