(içime işledin kadın(

ah karşı kapıda bekleyen
gülüyorsun kırmızı ayaklarınla
o kadar yanmış askılı izlerin
ve topuğundan gelen ses kulakta
hiç mi sormadılar peşindeki kim
başucunda saat gibi bekleyen kim
sormamışlar
tavrın hatrımı soracak kadar değil
saçların etkileyecek kadar
yalan süsü bu kelimeler
hindistan cevizi puding üstüne
ve kolonyalı mendil makyajlı yüzlere
hep saklandım ben kulaklarından
hep hızlandım ben göz uçlarında
hep titredim el ayak çırpışlarında

havuz kenarı sahilden uzun geliyor
çünkü sen varsın orda
ha bizim evin çatısı varmış
ha sizin terasın
kaldırabiliyorum tüm engelleri
kavramadın mı
göz yaşı yorgan altından önce
uyku sırasındaki elemdir
müzik tamam gıdadır belki
aşk elzem ya güya
riya çıka geldi rüyalarımda
triplerinden kaçarken kuşların
avuçlarımda koştururken kardeşini
boğazımda düğümken seni sevdiğim
ağzımın içinde yem kaldı
kuşların rumuzları vardı
biri jül diğeri sezar
çarmıha geriliyse
biri melek diğeri isa’ydı

paranteziçime işledin kadınparantez