gelmişin(i) geçmişin(i)

ne kelime dönüşü olmayan yola çare olabilir ne de kelamın.
çok uzak mevsimlerdesin, yüzerek bitmeyecek denizlerdesin.
sahip olunabilecek en değerli olgunluğa erişmişken yaptığın bence en son yapılabilecekti.
kurtulup gelmiştin ya griden bana benim siyah olduğumu bildiğin halde böyle olacağını bilseydim gelmeyeceksin derdim.
kıvranan onca satırı yazmaz buruşturup gönlümü bilerdim.
iyilik meleğini oynar beni bana hatırlatan olmadan uzaktan sana titrerdim.
şimdi dönülmez akşamında olduğumu varsayarsak, varsay kalsın…
ben dönüşüne değil gidişine düştüm gelişine düşmediğim kadar, ben sevdiğime değil sevip de niye gittiğine üşüdüm hiç üşümediğim kadar !