endless

intihar harbi bir bencillik
dik yakalı gömlek beyazlığına bulaşmış kan
silince geçmeyen yalnızlığın mürekkebi gibi
önce nefes alıyorum sonra gözlerimi
karşımda duran zembille inen bir gösteri sanki
teşekkür ediyor saçlarını ütülerken annesi
tek kulağı ağlıyor ötekine kondurduğum çiçeğe
gülüyorum çimento gibi cıvık ve donmaya hazırken
kokluyorum şu köşedeki nohut pilavı
tuzsuz olsun şefim hapiste su vermiyorlar

intihar harbi bir ebeveyn oturma odasında
bazen dip boyası doyasıya gelen annem
bazen fransızca bilen müzisyen abim gibi
üzerimde ütüleyip asıyorum çizgisiz ceketimi
işte o bana bornozla yatıyormuş hissi veren
perdenin gölgesi gözüme düşüyor
ayırıyorum sonuna kadar ay yürüyor
ama saatlerce yürüyor sadece yerinde
yerime geçince maskelerden kurtulup
duyuyorum şu köşedeki trafik ışığını
kırmızıda bekleme gören olur (u)tanırlar