çiçek aldım yarın solmayacak

parçalanmış mendilimde buruk aşkın kokusu
ve iç çekmelerim gün sonrası rüzgarında unutulur
dur anlat deseler
derim bir yazar için tehlikedir mutluluk
kadeh kadeh içse bile gülecektir usludur…

evet farkın acıma yanarken kanımdan oluşan
farkım evet bucaksız bilmezsen iyi
merak etmiş dün gelen
beklemiş ışıklarda düşünmüş gizemi
piyanoya basan elleri ve titreşimleri
titremişleri gitmemişleri çok sevecek kadar hiç sevmedim
seveceğim pes ettiğim sigaraya
denemek değil gelecek ol diye karanlığa
sileceğim dinmemişleri geleceği etkileyişleri
yerine geçecek çeşitleri yok edeceğim telafisizce…

dur, yarın dün olduğunda ettim bile.
zaman tükenirken çizgi çizgi
tozunda varken hala çokluk
can izin veriyorken nefese
üfledim
önce ismini çizip, kenarlarını üfledim…

ve şimdi çizikler ama alındaki çizikler
kötü bakarken çatarken değil
güler yüz kaşlarıyla
süzen göz kaşlarıyla
vatana millete hayırlı olan ölüm için
sakallarıma ak ellerine yaş düştü diye
süt içip ölme vakti
süz içimden çıkar ben
biz olma vakti.