breathless

belki kaçarsın diye sana bağırdım
korktun üzüldün ağladın oracıkta
korkma üzülme ağlama bana
ben dünden firarım bugüne
yarın asılacağım zaten
ölürken de kafam önde olacağım

mutluyken içmeyi özledim
kurşun gibi yakmayı özledim bir kalbi
olmadı
güneş doğmadı yine
gizlendi kör bulutlara.

şirinceye gidiyoruz
3 şişe kapıp evimize dönüyoruz
karşılıklı içiyoruz
birbirimize dokunmuyoruz
ateş ettiğimde sen ve ben öleceğiz
ayna ayna söyle bana varmı senden başka durmadan bakan bana ?

söküp almak gerek rıhtımı
anlamsız ikilem aklımın içinde
sorun yok üçlemi de atlattık
hayatımız gidiyordu ya neyse
kimsenin saniyesi yok ayıracak
ve herkesin kimsesizliği büyük kendince
dur orda kur yap o ana
ateş et ateeş !

önceki sondan sonraki yolun başındayız
güldür beni nefesim kesilsin
içimi doldur boş bilgiyle
yor beni bi güzel
ve yoğur kendine katarak beni
sonra mı ?
önceki sondan sonraki sonra mı ?

kayıp kent içinde kalıplara konulduk
ağır bir koku var bayılmak üzereyiz
kayıt altında herşey yalan söyleyemeyiz
evet evet acele et koy benzini kaçıyoruz
manşetlerdeyiz
büyük kaza-okuyacak kim var ki hayatta
yak onuda
o da gelsin ölünce gitceğimiz yere
o da yanarak ölsün ki alışsın cehennemin öncesinde.

dozu iyi sanırım
baksana çok köpürmedi bence
neyse sen yinede biraz daha abart
sonra ver soğuğu soğursun buram buram
paralel evrende dağlara taşlara
kara kalem defteri zorladı yine
adının üstünde tüm yazılan
saçlarının kokusu yalnızlığı hatırlatır
hoşçakal.