artık

artık her şeye gülerek bakıyorsun

başlıyorsun yola

basıyorsun basıyorsun 

gözlerini kapatsan da çok önemli değil

yol götürüyor 

dönüyor kendiliğinden 

önceliğini biliyor her sapağın

her tehlikeli sapağın

sonra ağaçlar çıkıyor karşına uzun uzun 

en az bir asırı var 

aralarında kalıyorsun 

karanlıkta çarpıyorsun onlara

gökyüzü sen ve yıldızlar

rüzgar esiyor 

yaktığın ateş topladığın odun

yetmiyor yetmiyor

içindeki ateş kadar büyümüyor

can yakmıyor 

içine girmeden bilemezsin

o tupturuncu renge girmeden 

hissedemezsin sıcağı

içimi içini

felaketi 

kalabalığı 

yalnızlığı

tartamazsın elinde öyle

poşetle taşıyamazsın.