anoraksız aşk = olanaksız aşka tepkimdir

artık çaremin tüm suratsızlığı içime işlemişken dönüşünü şereflendirmek bana yakışabilir komşuluğundaydı.
yenibirişkom reklamlarını nefretle zihnimde tutarken elimi ayağımı bağlayan bu kağıt kalemden tırsmak üzereydim.
bir ışık hareketiyle yok olup bir ışık hareketiyle geri gelmek istiyordum geldiğimde geldiğim yerde tek bir sorunun cevabını alamıyordum.
türkçe biliyor musun ? herkes susmuştu sanki ne konuştukları ne anlattıkları ne anladıkları belirsizdi.
nitekim bu sorunun cevabını bile alamazken bakışlardan başka anlaşılır hiçbirşey yoktu.
değişikti sarraflık imkansızdı şunun onla sokağın ortasında öpüşmesini bırak sevişmesi normaldi.
esrarı lokman hekimden temin edebiliyordun che proları beş yeni türk lirası değilde bir yeni türk lirasıydı.
tanıdığım kimse yoktu evler binalar hanlar yoktu sokak çocukları yoktu heykeller yoktu kız kulesini göremiyordum.
köprü sisli değildi botanik park otantik bir görünüme ramak atmıştı.eski evler alt geçitler sokak lambaları kaldırımlar yayalar
küfür eden çocuklar dörtyolda havuza giren çocuklar reklam panoları metro seferleri ankara şehirler arası terminal işletmesi bentderesi yoktu.
bununda bir sonu vardı biliyordum sene kaçtı ki nasıl gelmiştim ki bilmiyorum ki bilmekte istemiyorum ki arkamı dönüp metro istasyonuna çıkıp yatıyordum.
uyandığımda kaç gündür duymadığım ezan sesi ve -yavrusu yüz metre öteme düşen- karganın bağrışları vardı kulağımda.
başımı kaldırıp maviye gökyüzüne baktığımda denizin hemen dibinde bir bankta uyuyakaldığımı herşeyin bir yansımadan ibaret olduğunu farkettim.
çaremin tüm suratsızlığı içime işlemişken dönüşünü şereflendirmek amacıyla kırdığım o kadeh ayaklarıma batıyordu.