aklın oyunları bir başka

bugün dışarı çıkarsın.
yarın eve geldiğinde oturup düşününce pişman olacağın şeylerin tam içinden geldiğini anlarsın.
o zaman zamandan yakınır neden yanlış yerde yanlış zamanda bulunuyorum taklitleriyle hem kendine hem üzdüğüne üzülürsün.
evet yalandır bu, küsüp barışmak kadar da basittir geri dönüşü.
bunları düşünüp dışarı çıkmam çok büyük sıkıntı aklımın uçları köreldi nerde akıltraşım.
acılarım duyuyorum en derinlerinden geliyor insanların ve ağlamaklı tonlarımdan çıkıyor bütün yazdıklarım.
titremek ellerimin en alışkın olduğu perde, insanları kandırmak yapmadığınız şeylerle hiç zor değil.
problem anlamak yerine boş bakmak ile yer değiştiriyor ve benim üst katım senin kotların.
zor hayat pamuk ipliğindeyken ayaklarım ellerin çok göçebeyken gözlerinden hallice sormamalıydım sanırım.
garip hislerin ve çıkmazı olmayan yolların üstesinden gelmiş gibi görünmek maksadıyla takıldığım yanaştığım yanımda değil.
ben soğuk şiirlerin buzullar tarafından yazıldığına hiç inanmadım.
ve ben her sıcak şiiri kadın amcığından çıkarmadım.
ne kadar terbiyesiz şeyler biliyorum ben o kadar biliyorum ki sen o kısımda kalma diye sen o olma diye.
düz dere tepe yokuş vur topa kale olur çiçek açan her bahçe su kadar şu saflıkta kırmızının yanına beni koyarsın olurum ortasaha dan beri görülmedi geliyor bak ma? bakma öyle derin derin su akar gibi gelir güldüğün andan beri yokluyor bu nabız beni.
sarmaşıklar arasından geçmek için biraz yılan olmak gerekir.
esneklik insana en başında verilen bir şeydir.onu yok eden biz varlığından haberdar değilken ve olana kadar zaman geçerken kaybederiz o esnekliği.akıl mantığı çoraplarını çekerken başlar, çıkarken insan ayaktan başlar.ben uyurken günlerim üstüste biner tercih edemem hiçbirini hiçbirine hiçbiri de beni tercih etmez aslında bu yüzden hiç yaşamadığım yaşamayacağım geçmişler gelecekler görürüm rüyalarımda hatırlamak benim elimde mi onu bi sormak lazım aslında. şurda duran bardağa orda duran tablaya.evet ben doğruları söylüyorum şu an gelmiyor bir şey ama sabaha kadar yazacağım bi kısmı gerçek bi kısmı hayal yani yalan-falan filan.
bu gece korkunç bir gece
bu gece gerçekten korkunç bir
gece.
gülüyorum çünkü yüzümde ağlamak istemeyen kaslar var
gülüyorum çünkü başka türlü zaman geçmiyor bu kahrolası sevdiğim müziklerin yarattığı etkiden çıkamadığımda
oyunlar dönüyor sanki 6. boyutta hissediyorum evet ordan oraya atlıyor birine yağmur yagıyor öteki hemen çaprazında sanki yardım istiyor yanan evinin tek penceresinden
ve gözümün önüne gelen bu görüntü müzikle yükseliyor adeta adeta bağırıyor bu görüntü
nerden geldin şimdi aklıma söyle Hank söyle ne işin var o binada.
benim ne işim var burda onun ne işi var şu an nerde olduğundan çok uzakta bilmemekte ne işim var benim.
hadi çıkıp gidelim şu kapıdan dedim ona o açtı şöyle bi kapıyı baktı içeri gördü istemediği her şeyi sonra örttü hiç sormadan açıklamadan ısrarcı olmadan kilitledim bende üstüme.ama kilitlenen bu kaçıncı kapıydı ki alışmak benim profesyonelleştiğim bir fiil ve üstüne kilitlemek becerisiyle pekiştirdiğim bir yaşam biçimi.dir evet.kalıplar kalıplar kalıplar küçükken içine alçı döktüğümüz kalıplar.palyaço görünce ağlayan çocuklar.her tatil sonrası okumak için alınıp ilk gün büyük bir zevkle okunan o güzel siyah gözlü uzun saçlı kokulu kitaplar.siz kaçıncı ayraçsınız ortasında bıraktığım.siz kaçıncı kitapsınız başlayıp da bitirmediğim.siz kaçıncı temasınız aynı anlayışla alıp aynı anlayışı geliştirmek amacıyla okumaya başladığım.siz kaçıncı intiharsınız benim gözümün önünde içine baka baka gerçekleşen.ve siz kaçıncı bayansınız benim sayemde ölümü görebilen.kaçıncı yalansınız marsımda beni boğup boğup susuzluktan yakınan.siiz hangi zekasınız benim zekamı pusulayla sorgulayan.ilginç noktalar var piyano çalar gibi yazılan ve her kelimesinde daktiloyu hatırlatan ttttttttıııııııııırt paragraf.evet çok kullanıyorum dün annemin odasından kendi başıma çıktım daha doğrusu annemin odasındaki camdan kendi başıma.orda bir kalorifer var üstüne zıplıyorum önce sonra elimi atıyorum çiçeklerin durduğuyüksekliğe ve sonra özgürüm bahçeye giden o dar çamurlu yolda koşuyorum kar var önümde kaar yağıyor hala da bitmemek gibi bir huyu varo zamanlar yagan karın ve beni çok mutlu ediyor bu kaar bu kaar bu soğuk bu titrrr.yatmışım işte o gün çekmişler fotoğrafımı.hayat maximumda.evet hayat maksimumda.orda yaşamakta.ben inanmıyorum.duyduklarıma inanmıyorum söylediklerinize inanmıyorum.güldüklerinize inanmıyorum.öptüklerinize hiç inanmıyorum.ben gördüklerime hiç inanmıyorum.zaten bunlar inanmak için değil..hahahahass görmediklerine inanmak için yaratmışlar bu soyutu.gördüğüne gördüm duyduğuna duydum diyorsun.düşün iyi düşün.ruh her halukarda sikilen bir şey.evet gerçek bu.görünmeyen her şeyin gerçekliği sorgulanır.ben sorgularım.ama ruh görünmüyorsa emin ol çok s.diğindendir…o görünmüyorsa emin ol çok yıpratıldığındandır.ha bir de inanma öyle öldükten sonraya falan öldükten sonra erik olacağız ahaha. hayatın tuzu biberi var ya ordaki tuza banacaklar bizi sonra ısıracaklar hadi kim ısırsın söyle hadi kim.ısırdı işte neyse şimdi tepki almayalım çekirdeğin çıkacak şansına yemeyi bilmeyen biri çıkarsa çekirdeğini de ısıracak.senden yana hiçbir şey kalmayacak.
senden yana hiçbir şey kalmasın diye çok uğraşıyor insanlar.arkandan seni silecek şeyler söylüyorlar, ah toprak kimin umrunda çamur herkesin üstünde biraz biraz var.
ben çamur değildim.film izleyeceğim şimdi uyumazsam gelirim geri uyursam zaten bu yazı kesinlikle yayınlanmayacak.çüüüüüüüüs derdi birileri almancıydı değil mi neyse gittim.çok uzaklarda günün devam eden kısmında bir takıldım.yarını getirdim felaketti orası ayrı mesele.kaldığımız yerden devam ediyoruz sorunların ortasında hiçbir sorun yok yalanıyla aileler arasında tirbüşon görevi.ben soluk almadan saatlerce sevişen adam nerde o eski günleri aramak fiili nerde o hiç uyumadan düşünen modda insanlar hiç eksilmezdi bir zamanlar ve tartışmazdık hiç geçmişin sorgulanmasını.geçti derdik.bitti giderdik.şimdi her şey değişti.doğaçlama bilmediğim kelimeler yazmak istiyorum nayu mesela şokana heeeeey dacanuuuu yooooo almuuu su nooo kıccc kaca nayuuuuuu naaaayyu.nayuuu nayuuu ikeden ecna bayaaan aaaaaaah.şokana heeeeeey dacanuuuuuu yoooo anlu su nooo yubasan kıııc kacaaa naaa nayu nayuuu nayuuuuuuu.tehlikelisin demiştim.tehliken geçti.titrettin o ayrı mesele.artık durarak değil hareket halinde ne kalkanın peşine ne duranın peşine koşacaksın.önün arkan sağın solun her yer sen olacak her şey ben olacak yani soluduğum hava benim olduğu kadar senin de ama önce benim.ben müzikten anlıyorsam evet bu adam deli.bu adam deli.abisini annesini babasını öldürecek kadar deli.ama siktir git en sevdiğim.hadi.bitti her şey.güzelliğe dair.bitti her şey.konusu yok devamı yok tartışması yok her şeyi yokettin.
suç işledim.ayağa kalktım bıçağı aldım ve bi kaç kere…bugün dışarı çıktım.