89.kez

89. oldu bu.
Programla bölüp arka arkaya eklediğim nakaratı 89. kez dinledim.
Rüyalarımı hatırlattı bana yarım kalan rüyalarımı tamamladı.
“Kalbine dokunmuş bir melek gibi gün ağarınca
Özleminle geçen bir gemi gibi hüznün çoğalınca
Dünya döner siz hüzün ben düşlerim gerçek olursa
Dönecek misin yine eskisi gibi sevecek misin”diyor şarkı.
Şarkının adı günahkar gibi.
Öyle bi obsesif yapar ki adamı güneşten bile ürkersin.
91. kez aynı şeyi dinliyorum.
Verebileceğim cevaplar eksiliyor 13 14 saat önce suyla çevrelediğim alan gitgide küçülüyor.
Hiç istemediğin halde bulaşan bulaşıcı hastalıklar gibi.
Aslında bunu kendime yapmama gerek yok.
Ama yapmamamı da suç gibi hissediyorum.
İliklerim tereddüt ediyor hergün edebildiğim yarını bugünlerde tahmin edemiyorum.
Kahretsin de diyemiyorum ara ara canımı sıksada beni hoşnut eden bir durum var.
Durumun adı tam oturmadı oturmamasını gerdanımdan akan korkuya bağlıyorum.
Bir radyo yayını aracılığıyla itiraf edilen aşklar kadar çocuksu.
Ve o yayını dinleyen bilmem kaç o isimde kızın olduğunun unutulması kadar gülünç.
Delidir ne yapsa yeridiri erkekdir ne yapsa yeri değildir olarak değiştirebilirim.
Günün soğukluğu sabahtan vurmuştu zaten.
İşlerimi hallederken güneş doğduğu halde gölge olan sokakda soğuk terlemiştim.
Otobüs beklerken kapşonumu kapatmıştım ki…
Durumun adı tam oturmadı değil oturmaması gerektiği de değil.
Durumun adı ben.
Ve 101. kez aynı nakarattayım.
102. nakarata nefsim yeter mi yoksa itiraf mı ederim bilmiyorum.