13 saniye

zarafetin ömrü koluna takılan bilezik adeti kadar olmasaydı
boşanmayabilirdik bardaktan boşanırcasına yağan yağmurlar gibi
sokak ortasında satılan çiçekleri sana layık gördüğüm gün bana attığın bozuğu unutmadım
ömrümün yarısının yarısını yediğinin farkında olabilseydin niye çekip gittiğimi anlardın
şiirlerimi her okuyuşunda bana nasıl özlem duyduğunuda biliyorum ama farklı yollara sapalı çok uzun vakitler geçti
ilişkimiz ömrünün el bombasının pimini çoktan çekti bekleyiş içindeydi ki geriye sadece 13 saniye kalmıştı